CHP’NİN SOKAKTAKİ İÇ SAVAŞI: SİYASETİN YÜZ KARASI, MİLLETİN YÜKÜ
CHP tarihinin en karmaşık, en kirli ve en yıkıcı iç savaşıyla karşı karşıyayız. Fakat bu savaş, salonlarda ya da kurultay salonlarında değil; sokakta, medyada, halkın önünde ve devletin üstünde oynanıyor. Bu, sadece bir parti meselesi değildir artık; bu, doğrudan devletin güvenliğini, milletin refahını ve geleceğimizi ilgilendiren bir krizdir.
Başlangıç Noktası: Para Kuleleri ve Çıkar Çatışmaları
Olayın merkezinde para kuleleri var. Rantın, ihale ağlarının ve belediye kaynaklarının nasıl bölüşüleceği üzerine başlayan kavgada, taraflar birbirini devletin kucağına attı. Şikâyetler geldi, dosyalar kabardı. Devlet de mecburen devreye girdi. Soruşturmalar başladı; HTS kayıtları, gizli tanıklar, itirafçılar derken deliller somutlaştı. Devlet, Ekrem İmamoğlu’nu ifadeye çağırmak zorunda kaldı. Kolluk kuvvetleriyle yapılan eş zamanlı operasyonlar, aslında CHP içindeki bir temizliğin zorunlu sonucuydu.
Peki, İmamoğlu kendi rızasıyla ifade vermeye çağrılsaydı ne olurdu? Belki de kaçan 16 kişiyle birlikte 90 kişilik listeden geriye kimse kalmazdı. Bu yüzden devlet, zamanlamayı titizlikle yaptı. Ama buna rağmen yine de kaçanlar oldu!
CHP’yi Kim Karıştırıyor?
Bugün sosyal medyada “İmamoğlu’nun diploması sahte” diyen kim? Terör ve yolsuzluk bağlantılarını ifşa eden kim? Kurultayı iptal ettirmeye çalışan kim? Bu soruların cevabı, bizi CHP içindeki safların nasıl ayrıldığını gösteriyor.
Kurultay tarihi açıklandıktan sonra marjinal grupların saldırısıyla karşılaşan Özgür Özel, iç savaşın şiddetini daha da artırdı. Bu saatten sonra İmamoğlu’nun geri dönüşü zor görünüyor. Eğer Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olursa, peki cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Özgür Özel mi, Mansur Yavaş mı?
Şimdiden cevabı belli: Bu kavganın kazananı yok, kaybedeni millet!
Avrupa ve ABD Ekrem’i Satarsa Ne Olur?
İmamoğlu bugün siyasi yasak ya da müebbet tehdidiyle karşı karşıya kalırsa, aklımıza şu atasözünü getirmemek elde mi?
“Şeytanın atıyla özgürlüğe koşulmaz.”
Bu sistem dışı yükseliş, kontrolsüz güç, sonunda hem kişiyi hem de milleti yakar.
Borsa Alarm Veriyor: 1 Günde 30 Milyar Dolar Buhar Oldu
CHP iç savaşı sadece partiyi değil, ülkenin ekonomisini de vurdu. Sadece bir günde borsada 30 milyar dolar eridi. Cumhurbaşkanı olmak isteyen bir siyasetçiye halk, şu soruyu sormaz mı?
“Belediye başkanıyken 560 milyar doları cebe indiriyorsa, cumhurbaşkanı olursa ne yapmaz?”
Bu ülkede halkın umudunu çalmak, geleceğini satmak kadar büyük bir suç olamaz.
5. Kol Faaliyetlerine Açılan Kapı
Özgür Özel’in sessizliği ve sorumluluk almayışı, adeta 5. kol faaliyetlerine açık davetiye çıkarıyor. CHP iç savaşı, sadece CHP’nin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kırılgan zeminini tehdit etmektedir.
Bu noktada, Kemal Kılıçdaroğlu’nu sağduyusu için, askeri ve polisi ise tahriklere kapılmadığı için tebrik etmek gerekir. Aynı şekilde devletine güvenen halkı da tebrik ediyorum.
Son Söz: Bu Ülkede Halkı Karşıya Alarak Bir Şey Yapılmaz!
Türkiye, tek dünya devletinin önüne dikilen büyük antitezdir. Bir milletin ruhu, sokak oyunlarıyla değil, devlet aklıyla korunur.
Bu yaşananlar, bir hamurun daha çok su kaldıracağını gösteriyor. Ancak o hamurdan bir milletin geleceğini inşa etmek istiyorsak, önce devleti, sonra toplumu korumalıyız.
VESSELAM.