MERHABA ÇOCUKLAR 15
NEFİS NEDİR VE NE İSTİYOR
Çocuklar orucun faydaları üzerinde durmaya devam ediyoruz.
Nefis nedir?
Nefis kimde varsa onun yaratılış gayesine göre ters ve zıt yönde sahibine gayret veriyor.
En iyi arkadaşı tembelliktir.
Bu özelliğiyle kulluk vazifesini terk ediyor.
Kendini insan olarak yaratan, nimetlerle donatan, hayatını devam ettiren Allah’ı tanımak istemiyor.
Sorumluluktan kaçmak için, kedini saklamak istiyor.
Yani onu görecek bir gözetleyicinin gözü altında bulunmasını istemiyor.
Peki ama Allah her şeyi görmüyor mu?
Elbette görüyor. Ondan rahatsız olduğu için Allah’ı CC da inkâr ediyor. Dinden çıkıyor.
İşte Ramazan-ı Şerifteki oruç, nefsi terbiye ediyor.
Nasıl?
Kendini böyle hürriyete sahip olduğunu düşünen nefse diyor ki;
Sağamayacağımız kadar nimetlerle ikram içindedir.
Oysa kendinin dünyada servet ve iktidarı varsa gafletle, hakkı olmadığı şeylere sahip çıkarak, Allah’ın verdiği nimetleri hayvan gibi yer.
İşte çocuklar Ramazan’da en zenginde en fakire kadar insanların bu anlatılan nefsi anlar ki; nimetlerin yiyecek ve içeceklerin sahibi kendi değildir.
Ya nedir?
Nefis kuldur, abddir, köledir.
Kul ne yapar? Allah’a ibadet yapar.
Köle ne yapar?
Emredileni yapar. Emir verilmezse elini suya bile uzatamaz.
İşte o zaman nefsin gerçekte yok olan, ben kendimi idare edebilirim düşüncesi kırılır.
Yani ey nefis sen kedini idare edemezsin!
Ne kalbini ne beynini ne böbreğini ne ciğerlerini idare edemezsin.
Ne havasını ne suyunu ne yiyeceğini yaratamazsın.
O halde haddini bil.
Yaratan yalnız Allah’tır.
Diye oruç bize daha nice hakikatleri hatırlatıyor.
Böylece Ramazan-ı Şerifte oruç, nefsin kötü huylarını terk ederek, ahlaklanmasına ve isyan etmeden vaz geçmesine sebep oluyor.
İnsanı daima yasak edilmiş zevk ve isteklere teşvik eden bu nefsimiz kendini unutuyor.
Özelliğindeki sonsuz acizliği, fakirliği, kusurlarını görmek istemiyor.
Oysa bu kadar çaresiz, zayıf nefis ölüme ve hastalılara hedef olduğunu düşünmüyor.
Kendini yaratan Hâlıkını unutuyor.
Hem hayatının ne için verildiğini ve sonsuz ahiret hayatını unutuyor.
Hasta olunca anlıyor, ancak çok geç oluyor.
O zaman çabuk bozulur et, kemik ve kandan olduğunu anlıyor.
O zaman anlıyor ki çelikten bir vücudu yoktur.
Dünya ebedi imiş gibi saldırmaya gerek yoktur.
Ebedi kalacakmış gibi servet edinmeye gerek yoktur.
İşte bu Ramazan orucu bize şiddetli bir şekilde dünyaya bağlanmaya gerek olmadığını öğretiyor.
Hatta hiç düşünmek istemiyen en gafilleri ve inatçıları bile uyandırıyor.
Açlıkla midesinin ihtiyacını,
Allah’ın bize ikram ettiği nimetlerin değerini hatırlatıyor.
İnsan vücudu ne kadar zayıf ve çürük olduğunu hatırlatıyor.
İnsan ne kadar merhamete ve şefkate ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.
Kendini çok büyük görmek isteyen nefsin saltanatını yıkıyor.
Çocuklar böylece oruç bize Allah nasıl şükretmemiz gerektiğini kabul ettiriyor.
Bu konulara Ramazan Risalesi isimli kitapçıkta çok güzel anlatılmaktadır.
Biz devam edeceğiz inşaallah.
23.03.2025
Cahit Kurbanoğlu